Zeynep binti Cahş (ra)

Konu Ekleyen by admin on Pazar 15 Kasım 2009 at 21:08

6. Zeynep binti Cahş (ra):

Allah Resulü’nün halasının kızıdır. Gayet asil,ince ruhlu ve iç derinliğine sahip bir hanımdı. Yakınakrabası olması hasebiyle Hz. Peygamber’in çok iyi bildiği vetanıdığı birisi idi. Evlilik çağı gelince de onu,evlatlığı Zeyd’e istemişti. Onun ailesi ilk önceleri böylebir teklif karşısında biraz tereddüt gösterince, bunun üzerineşu âyet nâzil olmuştur: “Bununlaberaber Allah ve Resulü bir işe hükmettiği zaman, gerek mümin birerkek ve gerekse mümin bir kadın için, o işlerinde başka birtercih hakkı yoktur. Her kim de Allah ve Resulü’ne karşıgelirse, açık bir sapıklık etmiş olur.” (33, Ahzâb:36).

Neticede hem ailesi, hem de kendisi teklifi kabul etmişlerdir. Onlar kızlarınıResulullah’a vermek istiyorlardı. İstenen kişi başkasıolunca, başlangıçta haklı olarak bir tereddüde kapıldılar.Daha sonra da Zeyd’le nikahları kıyılmış oldu. Ancakbu evlilik kısa sürmüş, sonunda boşanmak mecburiyetinde kalmışlardır.

Resulullah’ın bununla olan evliliği, bir kısım kimselertarafından serrişte edilmiş, hakkında ileri geri konuşulmuştur.Tabii bunu yapanlar bir kısım münafık veya inançsızkimselerdir.

Kur’ân-ı Kerîm bu evlilikle alâkalı şu malûmatıvermektedir: “Allah’ın nimet verdiği,senin de nimetlendirdiğin kimseye: ‘Eşini bırakma, Allah’tansakın’, diyor, Allah’ın açığa vuracağı şeyiiçinde saklıyordun. İnsanlardan çekiniyordun; oysa asılkendisinden korkulması gereken Allah’tır. Zeyd, o kadından ilişiğinikesince, Biz, onu sana nikahladık ki, (bundan böyle) evlatlıkları,hanımlarıyla ilişkilerini kestikleri zaman, o kadınlarlaevlenmek hususunda müminlere bir güçlük olmasın. Allah’ın emriyerine getirilmiştir.” (33, Ahzâb:37).

Allah’ın kendisine İslâm nimetini verdiği ve Hz.Peygamber’in âzad ederek hürriyetine
kavuşturmak suretiyle lütufta bulunduğu kimse, Zeyd’dir (r). Buradabunun, bu niteliklerle nitelenmesi, nimetin değer ve şükrünübilecek güzel niteliklere sahip olduğunu tescil ile, gönüldekinikendisine olduğu gibi söylemek için çekinecek bir taraf olmadığınabir dikkat çekmektir. Yani senin, böyle senden nimet görmüş bir kimseyekarşı çekinmene hiçbir sebep yokken diyordun ki: “Eşinibırakma, kendi yanında tut.” Yani Zeyneb’i boşama.

Yukarıda da bir nebze değindiğimiz gibi Zeynep (r), asil biraileye mensup, soylu ve gayet ince ruhlu bir kadındı. Zeyd’i köleliktenazad edilmiş olduğundan dolayı kendine denk sayamamış,ona varmak istememişti. Bu evliliğe yalnızca Allah Resulü istediğiiçin ‘evet’ demişti. Ancak Zeyd’e bir türlü kalbi ısınmamış,devamlı bir huzursuzluk içerisindeydi. Zaman zaman da Zeyd’e (r) karşıkendi üstünlüğünü söylemekten geri durmuyordu. Gerçekten her ikitaraf da böyle bir evlilikten mutlu görünmüyorlardı. Durum Resûlullah’aintikal ettiriliyor, ancak o hep sabır tavsiye edip, ayrılmalarınıistemiyordu. Ve ona şu tavsiyeyi yapıyordu: “Hanımınıyanında tut ve Allah’tan kork.” Yani kadını boşamanın,önemsiz bir mesele olmadığını, Allah katındasorumluluk getiren bir iş olduğunu düşün. Çünkü “Allahkatında helallerin en çirkini, boşamadır.”

Ayetin devamında:”Allah’ın açığavuracağışeyi içinde gizliyordun. İnsanlardan çekiniyordun. Halbuki Allah,kendisinden korkmana daha çok lâyıktır.”

Allah Resûlü, Cenâb-ı Hakk’ın bildirmesiyle, bir gün Zeyneb (r)’inkendi hanımı olacağını biliyordu. Ancak bunu, açıklamaemri olmadığı için gizliyordu. Yoksa böyle açık bir emirolsaydı, onu uygulama ve bu emre uymada asla tereddüt göstermez, onutehir etmeyi aklından dahi geçirmezdi. Sonuç ne olursa olsun onu açıklardı.Fakat Resûlullah içinde hissettiği bir ilhamla karşı karşıyaidi. Onu açığa vurmak ve insanlara bildirmek istemiyordu. Bu durum,Allah’ın bu işi açığa vurmasına kadar devam etti.

Bu durumu açıklamak Resûlullah’a o kadar zor gelmişti ki, bununlailgili olarak Hz. işe validemizin şu sözü nakledilmektedir: “EğerAllah Resulü kendisine gelen vahiyden bir şey gizleseydi, işte buevlilikle ilgili olan âyeti gizlerdi.”

Böyle bir durum da, peygamberliğin ağır yüklerinden birioluyordu. Ancak Resulullah, diğer vazifeleri yanında bunu da yüklenmişve böyle bir durumu asla hoş karşılamayan, o günkü topluma karşıçıkmış, tevhid akidesini haykırmaktan, putlarıyermekten ve atalarının hatalarını söylemekten çekinmeyenHz. Peygamber, bu konuda kavmiyle karşılaşmakta tereddüt göstermişti.

Konuyla ilgili tereddüdünün kaynağı ictihadîdir. Ve bizim inancımızagöre Peygamberimiz’in bu tereddüdü bu olayın Müslüman çevrelerde veAraplar içinde ne denli büyük yankılar yapacağını,etkisinin nereye kadar varacağını düşünmesinden kaynaklanmıştır.Allah Resulü, bu tereddüdünde ısrar etmemiş, kısa bir zamandabu tereddütleri yenmiş ve vahyin gereğini yerine getirmiştir.Ayetlerde gelen İlâhî ikaz, sadece içtihâdî olarak düştüğübu tereddüt anı ile ilgilidir. Kişisel bir psikolojinin etkisidir. Vebu tür bir tereddüt, Allah’ın ilminde ve ölçüsünde daha iyi olmanınkarşısında yer alır. (Yani, İlâhî kriterlere görePeygamber (sav), bu tereddüdü göstermemeliydi. Ayetlerden aldığıişaretle harekete geçmeliydi.)

Evet Zeynep’le evlenme çok ağır gelmişti. Ancak bunureddetmek mümkün değildi. Çünkü bu evliliğin nikahı, bizzatYüce Yaratıcı tarafından kıyılmış, bunamelekler de şahitlik yapmışlardı.

Alemlerin Rabbi, Rahman ve Rahim olan Allah (c.c.)’a hamd olsun. Salatü selam alemlere rahmet olarak gönderilen Sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v.) ve tüm inananlarin üzerine olsun.


Yorum yapılmamış »

No comments yet.

RSS feed for comments on this post. TrackBack URI

Leave a comment

Bu yaziya yorum yazmak icin giris yapmaniz gerekiyor!

Copyright © 2021 Hz. Muhammed (S.a.v) – Kainaatın Solmayan Gül'ü. Bu site Secdegulleri.Net tarafindan insa edilmistir. Website Yp: Secde_Gulleri