EFENDİMİZİN TEBLİĞİ – KAYNAKÇALAR!

Konu Ekleyen Tebliği by admin on Pazartesi 16 Kasım 2009 at 19:58

EFENDİMİZİN TEBLİĞİ – KAYNAKÇALAR!

Not: İlgili yazıların kaynakçalarını bu kısımdan bulabilirsiniz.

33- Kütüb-i Sitte, Muhtasarı Tercüme ve Şerhi, Prof. Dr. İbrahim Canan, 2. cilt, Akçağ Yayınları, Ankara, s. 398
34- Buhari, I’tisam 2, Ebed 70; Kütüb-i Sitte, Muhtasarı Tercüme ve Şerhi, Prof. Dr. İbrahim Canan, 2. cilt, Akçağ Yayınları, Ankara, s.338
35- Kütüb-i Sitte, Muhtasarı Tercüme ve Şerhi, Prof. Dr. İbrahim Canan, 2. cilt, Akçağ Yayınları, Ankara, s. 130
36- G.Ahmed Ziyaüddin, Ramuz El Hadis, 2. cilt, Gonca Yayınevi, İstanbul, 1997, 329/1
37- G.Ahmed Ziyaüddin, Ramuz El Hadis, 1. cilt, Gonca Yayınevi, İstanbul, 1997, 163/6
38- G.Ahmed Ziyaüddin, Ramuz El Hadis, 1. cilt, Gonca Yayınevi, İstanbul, 1997, 215/16
39- Molla Cami, Nefahatü’l-Üns, çev. Abdulkadir Akçiçek, İstanbul 1981, s. 325; http://www.aitco.com/~islam/islam/islam-164/trk/nefahatul_uns.htm
40- G.Ahmed Ziyaüddin, Ramuz El Hadis, 1. cilt, Gonca Yayınevi, İstanbul, 1997, 227/10
41- G.Ahmed Ziyaüddin, Ramuz El Hadis, 1. cilt, Gonca Yayınevi, İstanbul, 1997, 227/9
42- G.Ahmed Ziyaüddin, Ramuz El Hadis, 2. cilt, Gonca Yayınevi, İstanbul, 1997, 364/7
43- G.Ahmed Ziyaüddin, Ramuz El Hadis, 2. cilt, Gonca Yayınevi, İstanbul, 1997, 450/10
44- Kütüb-i Sitte, Muhtasarı Tercüme ve Şerhi, Prof. Dr. İbrahim Canan, 2. cilt, Akçağ Yayınları, Ankara, s.330
45- Kütüb-i Sitte, Muhtasarı Tercüme ve Şerhi, Prof. Dr. İbrahim Canan, 14. cilt, Akçağ Yayınları, Ankara, s.417
46- G.Ahmed Ziyaüddin, Ramuz El Hadis, 2. cilt, Gonca Yayınevi, İstanbul, 1997, 470/5
47- Kütüb-i Sitte, Muhtasarı Tercüme ve Şerhi, Prof. Dr. İbrahim Canan, 16. cilt, Akçağ Yayınları, Ankara, s. 317
48- Kütüb-i Sitte, Muhtasarı Tercüme ve Şerhi, Prof. Dr. İbrahim Canan, 16. cilt, Akçağ Yayınları, Ankara, s. 317
49- Kütüb-i Sitte, Muhtasarı Tercüme ve Şerhi, Prof. Dr. İbrahim Canan, 16. cilt, Akçağ Yayınları, Ankara, s. 328
50- İbni Kesir, Sire, 4:194-195; Salih Suruç, Kainatın Efendisi Peygamberimizin Hayatı, Yeni Asya Yayınları, İstanbul, 1998, s.507
51- İbn Hıbban; Huccetü’l İslam İmam Gazali, İhya’u Ulum’id-din, 3. cilt, Çeviri: Dr. Sıtkı Gülle, Huzur Yayınevi, İstanbul 1998, s. 111
52- İbn Hıbban, Hakim; Huccetü’l İslam İmam Gazali, İhya’u Ulum’id-din, 3. cilt, Çeviri: Dr. Sıtkı Gülle, Huzur Yayınevi, İstanbul 1998, s. 111-112
53- Kütüb-i Sitte, Muhtasarı Tercüme ve Şerhi, Prof. Dr. İbrahim Canan, 15. cilt, Akçağ Yayınları, Ankara, s. 24
54- Tirmizi, Birr 61, (2001); Kütüb-i Sitte, Muhtasarı Tercüme ve Şerhi, Prof. Dr. İbrahim Canan, 15. cilt, Akçağ Yayınları, Ankara, s.28
55- Ebu davud, Edeb 120, (5116); Tirmizi, Menakıb (3950, 3951); Kütüb-i Sitte, Muhtasarı Tercüme ve Şerhi, Prof. Dr. İbrahim Canan, 15. cilt, Akçağ Yayınları, Ankara, s.29
56- Buhari, Libas 5; Müslim, Libas 49, (2088); Kütüb-i Sitte, Muhtasarı Tercüme ve Şerhi, Prof. Dr. İbrahim Canan, 15. cilt, Akçağ Yayınları, Ankara, s. 32
57- Muslim, Birr 56; Kütüb-i Sitte, Muhtasarı Tercüme ve Şerhi, Prof. Dr. İbrahim Canan, 16. cilt, Akçağ Yayınları, Ankara, s. 357
58- G.Ahmed Ziyaüddin, Ramuz El Hadis, 1. cilt, Gonca Yayınevi, İstanbul, 1997, 17/15
59- G.Ahmed Ziyaüddin, Ramuz El Hadis, 1. cilt, Gonca Yayınevi, İstanbul, 1997, 242/2
60- Buhari, I’tisam 2, Ebed 70; Kütüb-i Sitte, Muhtasarı Tercüme ve Şerhi, Prof. Dr. İbrahim Canan, 2. cilt, Akçağ Yayınları, Ankara, s.338
61- G.Ahmed Ziyaüddin, Ramuz El Hadis, 1. cilt, Gonca Yayınevi, İstanbul, 1997, 184/4
62- G.Ahmed Ziyaüddin, Ramuz El Hadis, 2. cilt, Gonca Yayınevi, İstanbul, 1997, 42/4
63- Acluni, Keşfu’l-Hafa’ II, 218
64- İbn Hişam, Ebu Muhammed Abdulmelik, (v.218/834), es-Siretü’n-Nebeviyye, Daru’t-Turasi’l-Arabiyye, Beyrut, 1396/1971, IV/241-242; Hamidullah, el-Vesaik, s.154-155, No.96-97; Yrd. Doç. Dr. Orhan Atalay, Doğu-Batı Kaynaklarında Birlikte Yaşama, Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı Yayınları, İstanbul, 1999, s.95
65- Kütüb-i Sitte, Muhtasarı Tercüme ve Şerhi, Prof. Dr. İbrahim Canan, 7. cilt, Akçağ Yayınları, Ankara, s.327


KİTAP EHLİNİ DE ALLAH’A ŞİRK KOŞMADAN İMAN ETMEYE ÇAĞIRMIŞTIR

Konu Ekleyen Tebliği by admin on Pazartesi 16 Kasım 2009 at 19:53

KİTAP EHLİNİ DE ALLAH’A ŞİRK KOŞMADAN İMAN ETMEYE ÇAĞIRMIŞTIR

Peygamberimiz (sav), Kitap Ehlini dine çağırırken, onlara Allah’a şirk koşmamalarını söylemiş ve onları Müslümanlarla ortak bir noktada buluşmaya davet etmiştir:

De ki: “Ey Kitap Ehli, bizimle sizin aranızda müşterek (olan) bir kelimeye (tevhide) gelin. Allah’tan başkasına kulluk etmeyelim, O’na hiçbir şeyi ortak koşmayalım ve Allah’ı bırakıp bir kısmımız (diğer) bir kısmımızı Rabler edinmeyelim.” Eğer yine yüz çevirirlerse, deyin ki: “Şahid olun, biz gerçekten Müslümanlarız.” (Al-i İmran Suresi, 64)

De ki: “Ey kitap Ehli, haksız yere dininiz konusunda aşırı gitmeyin ve daha önce sapmış, birçoğunu saptırmış ve dümdüz yoldan kaymış bir topluluğun heva (istek ve tutku)larına uymayın.” (Maide Suresi, 77)

Hz. Muhammed (sav), Hz. Muaz (r.a.)’yı Yemen’e göndermiş ve giderken ona Kitap Ehlini öncelikle sadece Allah’a ibadet etmeye çağırmasını söylemiştir:

“Sen Ehl-i Kitap bir kavme gidiyorsun. Onları davet edeceğin ilk şey Allah’a ibadet olsun.”65

Gerçekten o (Kur’an), alemlerin Rabbinin (bir) indirmesidir.
(Şuara Suresi, 192)


PEYGAMBERİMİZ (SAV) KİTAP EHLİ İLE TARTIŞMAMIŞ VE ONLARA İMAN ETMELERİ İÇİN BASKI UYGULAMAMIŞTIR

Konu Ekleyen Tebliği by admin on Pazartesi 16 Kasım 2009 at 19:51

PEYGAMBERİMİZ (SAV) KİTAP EHLİ İLE TARTIŞMAMIŞ VE ONLARA İMAN ETMELERİ İÇİN BASKI UYGULAMAMIŞTIR

Peygamberimiz (sav) Kitap Ehlini Allah’a şirk koşmadan iman etmeye ve Kuran ahlakını yaşamaya çağırmış, ancak onlardan kendisine itaat etmeyenlere karşı da çok yumuşak ve adaletli davranmıştır. Kitap Ehlini ibadetlerinde serbest bırakmış, her türlü adetlerini uygulamalarına izin vermiş, kendi ehline de onlara adaletle davranmalarını buyurmuştur. Bu konuda Peygamberimiz (sav)’in şöyle dediği rivayet edilmiştir:

“Kim bir zimmiye eziyet ederse, ben onun davacısıyım. Ben kime (bu dünyada) davacı olursam, kıyamet gününde de davacı olurum.”63 (Zimmi: İslam devleti tabiyetinde olan gayr-ı müslimlere denir.)

Hz. Peygamber (sav)’in ve onu izleyenlerin çeşitli Hıristiyan, Yahudi ve diğer dini gruplarla yaptığı anlaşma metinleri bugün birer belge olarak korunmaktadır. Örneğin, Peygamberimiz (sav), Hıristiyan olan İbn Harris b. Ka’b ve dindaşları için hazırlattığı anlaşma metninde: “Şarkta ve Garpta yaşayan tüm Hıristiyanların dinleri, kiliseleri, canları, ırzları ve malları Allah’ın, Peygamberin ve tüm müminlerin himayesindedir. Nasraniyet dini üzere yaşayanlardan hiç kimse kerhen İslam’a icbar edilmeyecektir. Hıristiyanlardan birisi herhangi bir cinayete veya haksızlığa maruz kalırsa Müslümanlar ona yardım etmek zorundadırlar”64 maddelerini yazdırdıktan sonra: “Ehl-i Kitap ile ancak en güzel yöntemlerle mücadele edin…” (Ankebut Suresi, 46) ayetini okumuştur.

Kuran’da Peygamberimiz (sav)’e, Ehl-i Kitaba karşı gösterilmesi gereken tutumu, kavmine şöyle açıklaması bildirilmektedir:

De ki: “O bizim de Rabbimiz, sizin de Rabbiniz iken, bizimle Allah hakkında (sözde kanıtlarla) tartışmalara mı giriyorsunuz? Bizim amellerimiz bizim, sizin de amelleriniz sizindir. Biz, O’na gönülden bağlanmış (muhlis) olanlarız.” (Bakara Suresi, 139)


PEYGAMBERİMİZ (SAV)’İN KİTAP EHLİNE YAPTIĞI HATIRLATMALAR

Konu Ekleyen Tebliği by admin on Pazartesi 16 Kasım 2009 at 19:50

PEYGAMBERİMİZ (SAV)’İN KİTAP EHLİNE YAPTIĞI HATIRLATMALAR

Peygamberimiz (sav) Kitap Ehlini de en güzel şekilde uyarmış, onların tahrif edilmiş, şirk içinde bir dine değil, Allah’ın son vahyine inanmalarını tebliğ etmiştir. Peygamberimiz (sav), inkarcılar konusunda olduğu gibi Kitap Ehline de hiçbir baskı uygulamamış, onlara sadece öğüt vermiştir.

Kitap Ehlinin en belirgin özelliklerinden biri, özellikle Yahudilerin kendilerini Allah’ın sevgili kulları olarak görmeleri ve kendilerinden başka hiç kimsenin cennete gidemeyeceğini iddia etmeleridir. Yahudilerin bu iddialarına Kuran’da pek çok ayette yer verilmiştir. Peygamberimiz (sav)’in ise, onların bu asılsız, hiçbir delile dayanmayan iddialarına verdiği karşılık Kuran’da şöyle bildirilir:

Onlara: “Allah’ın indirdiklerine iman edin” denildiğinde: “Biz, bize indirilene iman ederiz” derler ve ondan sonra olan (Kuran)ı inkar ederler. Oysa o (Kuran), yanlarındakini (Kitabı) doğrulayan bir gerçektir. (Onlara) De ki: “Eğer inanıyor idiyseniz, daha önce ne diye Allah’ın peygamberlerini öldürüyordunuz?” (Bakara Suresi, 91)

De ki: “Eğer Allah katında ahiret yurdu, başka insanların değil de, yalnızca sizin ise, (ve) doğru sözlüyseniz, öyleyse hemen ölümü dileyin.” Oysa onlar, önceden ellerinin takdim ettiklerinden dolayı onu (ölümü) hiçbir zaman kesin olarak dilemiyeceklerdir. Allah, zalimleri bilendir. (Bakara Suresi, 94-95)

Dediler ki: “Yahudi veya Hıristiyan olmayan hiç kimse kesin olarak cennete giremez.” Bu, onların kendi kuruntularıdır. De ki: “Eğer doğru sözlüyseniz, kesin-kanıtınızı (burhan) getirin.” (Bakara Suresi, 111)

Yahudi ve Hıristiyanlar: “Biz Allah’ın çocuklarıyız ve sevdikleriyiz” dedi. De ki: “Peki, ne diye sizi günahlarınızdan dolayı azablandırıyor? Hayır, siz O’nun yarattığından birer beşersiniz. O, dilediğini bağışlar, dilediğini azaplandırır. Göklerin, yerin ve bunların arasındakilerin tümünün mülkü Allah’ındır. Son varış O’nadır.” (Maide Suresi, 18)

Dediler ki: “Yahudi veya Hıristiyan olun ki, hidayete eresiniz.” De ki: “Hayır, (doğru yol) Hanif (muvahhid) olan İbrahim’in dini(dir); O müşriklerden değildi.” (Bakara Suresi, 135)

Onlar hala cahiliye hükmünü mü arıyorlar? Kesin bilgiyle inanan bir topluluk için hükmü, Allah’tan daha güzel olan kimdir?
(Maide Suresi, 50)

Peygamberimiz (sav) müminlere de, Kitap Ehli ile konuştuklarında”Biz Allah’a, meleklerine, kitaplarına ve peygamberlerine inandık deyiniz.”62 diye buyurmuştur.


İNKAR EDENLERE KARŞI KESİN VE EMİN BİR ÜSLUP KULLANMIŞ VE ONLARA UYMAYACAĞINI BİLDİRMİŞTİR

Konu Ekleyen Tebliği by admin on Pazartesi 16 Kasım 2009 at 19:50

İNKAR EDENLERE KARŞI KESİN VE EMİN BİR ÜSLUP KULLANMIŞ VE ONLARA UYMAYACAĞINI BİLDİRMİŞTİR

Peygamberimiz (sav), o dönemdeki inkarcılar, sayı ve güç olarak daha üstün gibi görünmelerine rağmen, onların tavırlarına ve tehditlerine aldırış etmemiş, Kuran’ı büyük bir kararlılıkla insanlara anlatmış ve doğru yoldan asla dönmeyeceğini açıkça ve kesin olarak belirtmiştir. Kararlılık ve sabır, müminlere ait önemli bir özelliktir ve her Müslüman, Peygamber Efendimizin kararlılığını ve azmini örnek almalıdır. Bu konuyla ilgili bazı ayetler_isim şöyledir:

De ki: “Ben, sizin Allah’tan başka tapmakta olduklarınıza tapmaktan nehyedildim.” De ki: “Ben sizin heva (istek ve tutku)larınıza uymam; yoksa bu durumda ben şaşırıp sapmış ve doğru yolu bulmamışlardan olurum.” De ki: “Ben, gerçekten Rabbimden kesin bir belge üzerindeyim, siz ise onu yalanladınız. Sizin kendisine acele ettiğiniz (azab) yanımda değildir. Hüküm yalnızca Allah’ındır. O, doğru haberi verir ve O, ayırt edenlerin en hayırlısıdır.” (Enam Suresi, 56-57)

De ki: “Ey kafirler. Ben sizin taptıklarınıza tapmam. Benim taptığıma siz tapacak değilsiniz. Ben de sizin taptıklarınıza tapacak değilim. Siz de benim taptığıma tapacak değilsiniz. Sizin dininiz size, benim dinim bana.” (Kafirun Suresi, 1-6)

De ki: “Ey kavmim, üzerinde bulunduğunuz duruma göre yapın-edin; elbette ben de yapıp-ederim. Artık yakında öğreneceksiniz.”
(Zümer Suresi, 39)


İNKAR EDENLERİ CEHENNEMLE UYARMIŞTIR

Konu Ekleyen Tebliği by admin on Pazartesi 16 Kasım 2009 at 19:49

İNKAR EDENLERİ CEHENNEMLE UYARMIŞTIR

Allah’ın elçilerinin en önemli görevlerinden biri, insanları uyarmak ve onları Allah’ın azabı ve cehennem ile korkutmaktır. Resuller, böylece insanların korkup sakınmalarına, güzel ahlak göstermelerine ve bazılarının ahirette cennette yaşamalarına vesile olurlar. Peygamber Efendimiz de, insanları cehennem azabı ile uyarmış ve onları kötülüklerden, inkardan ve dinsizlikten korumaya çalışmıştır. Peygamberimiz (sav)’in cehennem ile uyarıp korkutması bazı ayetler_isimde şöyle bildirilir:

Onlara karşı apaçık olan ayetler_isimimiz okunduğu zaman, sen o inkar edenlerin yüzlerindeki ‘red ve inkarı’ tanıyabilirsin. Neredeyse, kendilerine karşı ayetler_isimimizi okuyanın üzerine çullanıverecekler. De ki: “Size, bundan daha kötü olanını haber vereyim mi? Ateş… Allah, onu inkar edenlere va’detmiş bulunmaktadır; ne kötü bir duraktır.” (Hac Suresi, 72)

(Benim görevim,) Yalnızca Allah’tan olanı ve O’nun gönderdiklerini tebliğ etmektir. Kim Allah’a ve O’nun elçisine isyan ederse, içinde ebedi kalıcılar olmak üzere onun için cehennem ateşi vardır. (Cin Suresi, 23)

Peygamber Efendimiz, cehennemi uzak görenlere, cehennemdeki azabı detayları ile tarif etmiş, Kuran’da bildirildiği üzere, inkar edenlerin cehennemdeki durumlarını, azaptan kurtulmak için nasıl yalvaracaklarını anlatmış ve insanların cehennemden korkup sakınmalarına vesile olmak için çaba göstermiştir.


Sonraki Sayfa »

Copyright © 2021 Hz. Muhammed (S.a.v) – Kainaatın Solmayan Gül'ü. Bu site Secdegulleri.Net tarafindan insa edilmistir. Website Yp: Secde_Gulleri