Peygamberimiz (s.a.v)’in Mucizeleri

Konu Ekleyen Mucizeleri by admin on Salı 17 Kasım 2009 at 19:31
 
 
PEYGAMBERİMİZ (SAV)’İN MUCİZELERİ

Giriş

Tarih boyunca yaşamış olan tüm topluluklara Allah Kendi katından seçip beğendiği bir elçi göndermiş, insanlara dünyada ve ahirette güzel bir hayat yaşamanın yollarını göstermiştir. Kuran’da bunun, iman edenler için büyük bir lütuf ve rahmet olduğu bildirilmiştir:

Andolsun ki Allah, müminlere, içlerinde kendilerinden onlara bir peygamber göndermekle lütufta bulunmuştur. (Ki O) Onlara ayetlerini okuyor, onları arındırıyor ve onlara Kitab’ı ve hikmeti öğretiyor. Ondan önce ise onlar apaçık bir sapıklık içindeydiler. (Al-i İmran Suresi, 164)

Biz seni alemler için yalnızca bir rahmet olarak gönderdik. (Enbiya Suresi, 107)

Gönderildikleri toplumlar için büyük birer lütuf olan elçiler insanlara doğru
yolu göstermiş, onların karanlıklardan aydınlığa çıkmalarına vesile olmuş, tüm
kainatı yoktan var eden Rabbimiz’in emirlerini insanlara tebliğ etmişlerdir.
Huzur, güvenlik, barış ve adalet dolu bir hayatın ancak din ahlakının eksiksiz
yaşanmasıyla mümkün olabileceğini insanlara anlatmışlardır. Ancak Kuran’da
bildirilen “…Ancak insanların çoğu iman etmezler.” (Rad Suresi, 1) ayetinin
bir tecellisi olarak, tarih boyunca, elçilerin kendileri için ne kadar büyük bir
rahmet olduğunu takdir edip iman edenlerin sayısı az olmuştur.

Allah’ın mübarek elçileri, Kuran’da Hz. Muhammed (sav) için “Sen şiddetle
arzu etsen bile, insanların çoğu iman edecek değildir.” (Yusuf Suresi, 103)
ayetiyle de bildirildiği gibi, insanların iman etmelerini içten arzu
etmişlerdir. Dünyada ve ahirette nimete kavuşmaları, olabilecek en güzel ve en
mutlu hayatı yaşayabilmeleri için onları doğruya çağırmışlardır. Buna karşılık
insanlardan hiçbir ücret talep etmemişler, yalnızca onların iman etmelerini ve
güzel ahlaklı olmalarını istemişlerdir. Samimi Allah korkuları ve üstün
ahlakları nedeniyle yaşamlarını bu uğurda şerefle geçirmişlerdir. Yine hiçbir
çıkarları olmadığı halde, insanlara imanı ve güzel ahlakı sevdirebilmek için çok
büyük zorluklarla karşı karşıya kalmış, türlü olaylarla denenmişlerdir. Ancak
zorluk gibi görünen tüm olaylar, onların imanlarını ve şevklerini daha da
artırmıştır. Allah’ın İlahi yardımı ve desteğiyle büyük bir cesaret örneği
sergilemiş ve sonucunda da Allah’ın izniyle galip gelen daima onlar olmuşlardır.
Rabbimiz Kuran’da şöyle buyurmuştur:

Allah, yazmıştır: “Andolsun, Ben galip geleceğim ve elçilerim de.” Gerçekten
Allah, en büyük kuvvet sahibidir, güçlü ve üstün olandır. (Mücadele Suresi, 21)

Allah, ihlaslarına, sadakatlerine, sabırlarına, samimiyetlerine ve
tevekküllerine karşılık bu kutlu şahısların kalplerine güven ve huzur duygusu
indirmiş, onları maddi ve manevi yönden güçlü kılmış ve inkar edenlerin onlar
aleyhindeki tuzaklarını bozmuştur. Kuran’da Allah’ın peygamberlerine olan
desteği ve koruması şöyle bildirilmektedir:

Şüphesiz, Biz elçilerimize ve iman edenlere dünya hayatında ve şahidlerin
(şahidlik için) duracakları gün elbette yardım edeceğiz. (Mümin Suresi, 51)

Ey peygamber, Rabbinden sana indirileni tebliğ et. Eğer (bu görevini)
yapmayacak olursan O’nun elçiliğini tebliğ etmemiş olursun. Allah seni
insanlardan koruyacaktır. Şüphesiz Allah kafir olan bir topluluğu hidayete
erdirmez. (Maide Suresi, 67)

İnkar edenlerin Peygamberimiz Hz. Muhammed (sav)’in hayatına son vermek
amacıyla düzenledikleri tuzak karşısında ise Allah, Peygamberimiz (sav)’e olan
desteğini şöyle haber vermiştir:

Hani o inkar edenler, seni tutuklamak ya da öldürmek veya sürgün etmek
amacıyla, tuzak kuruyorlardı. Onlar bu tuzağı tasarlıyorlarken, Allah da bir
düzen (bir karşılık) kuruyordu. Allah, düzen kurucuların (tuzaklarına karşılık
verenlerin) hayırlısıdır. (Enfal Suresi, 30)

Kuran’ın birçok ayetinde de bildirildiği gibi Allah, elçilerini
karşılaştıkları her türlü zorluğa, tuzağa, sıkıntıya karşı korumuş, bu mübarek
şahısların üzerindeki nimet ve bereketini artırmış, her zorluğun ardından onlara
bir çıkış yolu yaratmıştır. İçerisinde bulundukları zor şartlarda Allah,
elçilerinin cesaretlerini ve güçlerini artırmış, üzerlerindeki yükün ağırlığını
hafifletmiş, rahmetini hatırlatarak kalplerini kuvvetlendirmiştir.

Rabbimiz bazı elçilerini de mucizeler bahşederek desteklemiştir. Rabbimiz’in
büyük bir nimeti olan bu mucizeler insanlarda çok büyük bir etki oluşturmuş;
müminlerin hidayetlerini ve şevklerini daha da artırırken, pek çok kişinin de
imanına vesile olmuştur.

RABBİMİZ’İN PEYGAMBERLERE BAHŞETTİĞİ MUCİZELER

Şüphesiz, Biz elçilerimize ve iman edenlere dünya hayatında ve şahidlerin
(şahidlik için) duracakları gün elbette yardım edeceğiz.

(Mümin Suresi, 51)

Rabbimiz, kimi zaman elçilerini inkar edenlerin ve müşriklerin tuzaklarından
korumak, kimi zaman da insanların imanına vesile olması için bazı
peygamberlerine mucizeler lütfetmiştir. Kuran-ı Kerim’de, Yüce Allah’ın
mucizelerle desteklediği peygamberlerin tebliğleri, hayatları ve inkarcılara
karşı verdikleri mücadele detaylı olarak bildirilmiştir. Sevgili Peygamberimiz
Hz. Muhammed (sav), Hz. Musa, Hz. İbrahim ve Hz. İsa, Rabbimiz’in mucizeler
bahşettiği mübarek elçilerindendir.

Örneğin Hz. İbrahim’i ateşe atmak isteyen inkarcıların tuzakları Rabbimiz’in
mucizesiyle bozulmuştur. Allah, “Biz de dedik ki: “Ey ateş, İbrahim’e karşı
soğuk ve esenlik ol.” (Enbiya Suresi, 69) ayetiyle de haber verdiği gibi, ateşe
Hz. İbrahim’e esenlik olmasını emretmiştir. Böylece Rabbimiz’in mucizesiyle,
inkar edenlerin Hz. İbrahim aleyhinde kurdukları tuzak yerle bir olmuştur.
Kuran’da Allah’ın elçilerinden bazılarına bahşettiği diğer mucizeler şu şekilde
haber verilmektedir:

Hz. İsa’nın kavmine gösterdiği mucizeler

Allah şöyle diyecek: “Ey Meryem oğlu İsa, sana ve annene olan nimetimi
hatırla. Ben seni Ruhu’l-Kudüs ile destekledim, beşikte iken de, yetişkin iken
de insanlarla konuşuyordun. Sana Kitab’ı, hikmeti, Tevrat’ı ve İncil’i öğrettim.
İznimle çamurdan kuş biçiminde (bir şeyi) oluşturuyordun da (yine) iznimle ona
üfürdüğünde bir kuş oluveriyordu. Doğuştan kör olanı, alacalıyı iznimle
iyileştiriyordun, (yine) Benim iznimle ölüleri (hayata) çıkarıyordun.
İsrailoğulları’na apaçık belgelerle geldiğinde onlardan inkara sapanlar,
“Şüphesiz bu apaçık bir sihirdir” demişlerdi (de) İsrailoğulları’nı senden geri
püskürtmüştüm.” (Maide Suresi, 110)

Allah, yazmıştır: “Andolsun, Ben galip geleceğim ve elçilerim de.” Gerçekten
Allah, en büyük kuvvet sahibidir, güçlü ve üstün olandır.

(Mücadele Suresi, 21)

İsrailoğulları’na elçi kılacak. (O, İsrailoğulları’na şöyle diyecek:) “Gerçek
şu, ben size Rabbinizden bir ayetle geldim. Ben size çamurdan kuş biçiminde bir
şey oluşturur, içine üfürürüm, o da hemencecik Allah’ın izniyle kuş oluverir. Ve
Allah’ın izniyle doğuştan kör olanı, alaca hastalığına tutulanı iyileştirir ve
ölüyü diriltirim. Yediklerinizi ve biriktirdiklerinizi size haber veririm.
Şüphesiz, eğer inanmışsanız bunda sizin için kesin bir ayet vardır.” (Al-i İmran
Suresi, 49)

Hz. Musa’nın asasının ejderhaya dönüşmesi ve karşısındakilerin
hilelerini yutması

(Firavun) Dedi ki: “Eğer gerçekten bir ayet getirmişsen ve doğru sözlülerden
isen, bu durumda onu getir (bakalım).” Böylelikle (Musa) asasını fırlatınca,
anında apaçık bir ejderha oluverdi. (Araf Suresi, 106- 107)

Sağ elindekini atıver, onların yaptıklarını yutacaktır; çünkü onların
yaptıkları yalnızca bir büyücü hilesidir. Büyücü ise nereye varsa kurtulamaz.
(Taha Suresi, 69)

Hz. Musa’nın elinin bembeyaz olması

Elini koltuğuna sok, bir hastalık olmadan, başka bir mucize (ayet) olarak
bembeyaz bir durumda çıksın. Öyle ki sana büyük mucizelerimizden (birini)
göstermiş olalım. (Taha Suresi, 22-23)

Onu istediğimizde herhangi bir şey için sözümüz, ona yalnızca “Ol” demekten
ibarettir; o da hemen oluverir.

(Nahl Suresi, 40)

Hz. Musa’nın asasıyla vurarak denizde yol açması

İki topluluk birbirini gördükleri zaman Musa’nın adamları: “Gerçekten
yakalandık” dediler. (Musa:) “Hayır” dedi. “Şüphesiz Rabbim, benimle beraberdir;
bana yol gösterecektir.” Bunun üzerine Musa’ya: “Asanla denize vur” diye
vahyettik. (Vurdu ve) Deniz hemencecik yarılıverdi de her parçası kocaman bir
dağ gibi oldu. Ötekileri de buraya yaklaştırdık. Musa’yı ve onunla birlikte
olanların hepsini kurtarmış olduk. Sonra ötekileri suda boğduk. (Şuara Suresi,
61-66)

Hz. İbrahim’in parçaladığı kuşların ona canlı olarak geri gelmeleri

Hani İbrahim: “Rabbim, bana ölüleri nasıl dirilttiğini göster” demişti.
(Allah ona:) “İnanmıyor musun?” deyince, “Hayır (inandım), ancak kalbimin tatmin
olması için” dedi. “Öyleyse, dört kuş tut. Onları kendine alıştır, sonra onları
(parçalayıp) her bir parçasını bir dağın üzerine bırak, sonra da onları çağır.
Sana koşarak gelirler. Bil ki, şüphesiz Allah, üstün ve güçlü olandır, hüküm ve
hikmet sahibidir.” (Bakara Suresi, 260)

Floris Van Dijck (1575-1651)’in “Peynir ve meyveli sofra” isimli tablosu,
Amsterdam, Rijksmuseum.

Hz. Meryem’in yanında hep hazır yiyecek olması

… Zekeriya her ne zaman mihraba girdiyse, yanında bir yiyecek buldu:
“Meryem, bu sana nereden geldi?” deyince, “Bu, Allah Katındandır. Şüphesiz
Allah, dilediğine hesapsız rızık verendir” dedi. (Al-i İmran Suresi, 37)

Hz. Yunus’un balık tarafından yutulduktan sonra mucizevi şekilde
kurtulması

Şüphesiz Yunus da gönderilmiş (elçi)lerdendi. Hani o, dolu bir gemiye
kaçmıştı. Böylece kur’aya katılmıştı da, kaybedenlerden olmuştu. Derken onu
balık yutmuştu, oysa o kınanmıştı. Eğer (Allah’ı çokça) tesbih edenlerden
olmasaydı, Onun karnında (insanların) dirilip-kaldırılacakları güne kadar
kalakalmıştı. Sonunda o hasta bir durumdayken çıplak bir yere (sahile) attık.
(Saffat Suresi, 139-145)

Hz. Zekeriya’nın ilerlemiş yaşında çocukla müjdelenmesi

Orada Zekeriya Rabbine dua etti: “Rabbim, bana Katından tertemiz bir soy
armağan et. Doğrusu Sen, duaları işitensin” dedi. O mihrapta namaz kılarken,
melekler ona seslendi: “Allah, sana Yahya’yı müjdeler. O, Allah’tan olan bir
kelimeyi (İsa’yı) doğrulayan, efendi, iffetli ve salihlerden bir peygamberdir.”
Dedi ki: “Rabbim, bana gerçekten ihtiyarlık ulaşmışken ve karım da kısırken
nasıl bir oğlum olabilir?” “Böyledir” dedi, “Allah dilediğini yapar.” (Al-i
İmran Suresi, 38-40)

Olanca yeminleriyle, eğer kendilerine bir ayet gelse, kesin olarak ona
inanacaklarına dair Allah’a yemin ettiler. De ki: “Ayetler, ancak Allah
Katındadır; onlara (mucizeler) gelse de kuşkusuz inanmayacaklarının şuurunda
değil misiniz?

(Enam Suresi, 109)

Kuran ayetlerinde, yukarıda yer verilenlerin dışında daha birçok mucize haber
verilmektedir. Rabbimiz’in bize haber verdiği bu mucizeler, tüm kainatın sahibi,
sonsuz güç ve kudret sahibi olan Rabbimiz’in dilemesiyle meydana gelmektedir.
Her bir mucize Allah’ın “Ol” emriyle ve Allah’ın dilediği şekilde
gerçekleşmektedir. Allah bir Kuran ayetinde şu şekilde buyurmaktadır:

Andolsun, senden önce de elçiler gönderdik, onlara eşler ve çocuklar verdik.
Allah’ın izni olmaksızın (hiç) bir elçiye herhangi bir ayeti (mucizeyi) getirmek
olacak iş değildi. Her ecel (tesbit edilmiş süre) için bir kitap (yazı, hüküm,
son) vardır. (Ra’d Suresi, 38)

Maide Suresi’nde de Hz. İsa’nın, mucizeleri “Allah’ın izniyle”
gerçekleştirdiği haber verilmektedir:

Allah şöyle diyecek: “Ey Meryem oğlu İsa, sana ve annene olan nimetimi
hatırla. Ben seni Ruhu’l-Kudüs ile destekledim, beşikte iken de, yetişkin iken
de insanlarla konuşuyordun. Sana Kitab’ı, hikmeti, Tevrat’ı ve İncil’i öğrettim.
İznimle çamurdan kuş biçiminde (bir şeyi) oluşturuyordun da (yine) iznimle ona
üfürdüğünde bir kuş oluveriyordu. Doğuştan kör olanı, alacalıyı iznimle
iyileştiriyordun, (yine) Benim iznimle ölüleri (hayata) çıkarıyordun.
İsrailoğulları’na apaçık belgelerle geldiğinde onlardan inkara sapanlar,
“Şüphesiz bu apaçık bir sihirdir” demişlerdi (de) İsrailoğulları’nı senden geri
püskürtmüştüm.” (Maide Suresi, 110)

Peygamberlerin hepsi Rabbimiz’e teslim olmuş, yüksek ahlaklı, alemlere üstün
ve örnek kılınmış, mübarek kimselerdir. Tüm insanlar gibi onlar da Rabbimiz’in
huzurunda aciz ve muhtaçtırlar. Allah tüm kainatı yoktan var eden, tüm varlıklar
üzerinde mutlak güç ve hakimiyet sahibi olandır. Canlı cansız herşeyin kontrolü
Allah’a aittir. Tüm kainat, göklerde ve yerde bulunan canlı – cansız herşey: tüm
insanlar, hayvanlar, bitkiler, eşyalar Allah’a aittir. Hepsini yaratan alemlerin
Rabbi olan Allah’tır. Herşey O’nun emriyle hareket eder, o dilediği sürece
varlığını sürdürebilir.

Tüm canlı varlıkları besleyen, onlara gökten ve yerden rızık veren, yeri
yeşerten, geceyi karartan, Güneş’i parlak bir ışık kılan, mevsimleri var eden
Yüce Allah’tır. Dünyanın yaratılışından itibaren yaşamış olan tüm insanları
yaratan Allah’tır. Canlı ya da cansız herşey varlığını Allah’a borçludur ve tüm
varlığıyla O’na muhtaçtır. Rabbimiz’in insanlar arasından seçip elçilik
göreviyle şereflendirdiği peygamberleri de Allah’ın yarattığı ve O’nun emriyle
hareket eden, Allah’a muhtaç insanlardır. Gösterdikleri mucizeler de sadece
Allah’ın dilemesiyle meydana gelmektedir.

Enbiya Suresi’nde Rabbimiz’in sonsuz gücü şu şekilde haber
verilmektedir:

Göklerde ve yerde kim varsa O’nundur. O’nun yanında olanlar, O’na ibadet
etmekte büyüklüğe kapılmazlar ve yorgunluk duymazlar. Gece ve gündüz, hiç
durmaksızın tesbih ederler. Yoksa onlar, yerden birtakım ilahlar edindiler de,
onlar mı (ölüleri) diriltecekler? Eğer her ikisinde (gökte ve yerde) Allah’ın
dışında ilahlar olsaydı, elbette, ikisi de bozulup gitmişti. Arşın Rabbi olan
Allah onların nitelendiregeldikleri şeylerden Yücedir. O, yaptıklarından
sorulmaz, oysa onlar sorguya çekilirler. Yoksa O’ndan başka ilahlar mı
edindiler? De ki: “Kesin-kanıt (burhan)ınızı getirin. İşte benimle birlikte
olanların zikri (Kitab’ı) ve benden öncekilerin de zikri.” Hayır, onların çoğu
hakkı bilmiyorlar, bundan dolayı yüz çeviriyorlar. (Enbiya Suresi, 19-24)

Bizim bu kitaptaki amacımız da Allah’ın, üstün ahlakı, derin imanı, her tavrı
ve sözüyle insanlara örnek kıldığı mübarek Peygamberimiz Hz. Muhammed (sav)’in
mucizelerinden bazılarını insanlara hatırlatmaktır. Peygamberimiz (sav),
Allah’ın izniyle, hayatı boyunca insanlara birçok mucize göstermiştir. Bu
mucizelerden bazılarına sadece sahabeler şahit olurlarken, bir kısmı ise inkar
edenlerin çok büyük bir bölümü tarafından görülmüştür.

Peygamberimiz (sav)’in mucizelerinin bir kısmı Kuran ayetlerinde, bir bölümü
de Peygamber (sav)’in hadislerinde ve İslam alimlerinin çeşitli açıklamalarında
aktarılmaktadır. Amacımız, alemlere rahmet olarak gönderilen bu mübarek insanın
mucizevi yönlerini insanlara göstermek ve onları Kuran-ı Kerim’i ve Peygamber
Efendimiz (sav)’in sünnetini kendilerine rehber edinmeye davet etmektir.


Yorum yapılmamış »

No comments yet.

RSS feed for comments on this post. TrackBack URI

Leave a comment

Bu yaziya yorum yazmak icin giris yapmaniz gerekiyor!

Copyright © 2021 Hz. Muhammed (S.a.v) – Kainaatın Solmayan Gül'ü. Bu site Secdegulleri.Net tarafindan insa edilmistir. Website Yp: Secde_Gulleri